YATAY SEYİRDE MADENİ YAĞ SEKTÖRÜNÜN ROTASI NASIL ŞEKİLLENECEK?
160 yılı aşan geçmişiyle Quaker Houghton, metal işleme ve endüstriyel yağlarda küresel ölçekte referans kabul edilen, uzmanlığıyla olduğu kadar mühendislik yaklaşımıyla da öne çıkan köklü bir şirket. ABD merkezli Quaker Houghton; dünyanın dört bir yanına yayılmış üretim altyapısı, geniş sektör kapsayıcılığı ve uzun yıllara dayanan teknik birikimi sayesinde metalin sanayiye dokunduğu hemen her noktada çözüm ortağı olarak konumlanıyor. Sürekli inovasyon, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen iş modeli, Quaker Houghton’u yalnızca bir ürün tedarikçisi değil, süreç geliştiren bir endüstri paydaşı haline getiriyor.
Küresel pazarda lider konumunu; Ar-Ge yatırımları, dijitalleşme adımları ve çevresel sorumluluğu iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası haline getirmesiyle pekiştiren şirket, metal işleme gibi niş ve yüksek uzmanlık gerektiren bir alanda istikrarlı büyümesini sürdürüyor. Döngüsel ekonomi, karbon yönetimi ve akıllı proses çözümleri, Quaker Houghton’un gelecek vizyonunun temel yapı taşlarını oluşturuyor.
Bu röportajda, Quaker Houghton Türkiye, Bulgaristan ve Orta Asya Ticari Direktörü Tolga Örsal; 25 yıla yaklaşan sektör tecrübesiyle 2025 yılının dikkat çeken dinamiklerini değerlendirirken, 2026’ya dair gerçekçi ve temkinli öngörülerini paylaşıyor. Yeni yıla girerken hazırlanan bu söyleşi, hem Quaker Houghton’un küresel perspektifini hem de sahadan gelen deneyime dayalı yorumlarıyla sektör profesyonelleri için ilham verici, düşünmeye sevk eden bir okuma sunuyor.
Bize profesyonel yaşamınızdan ve mesleki tecrübenizden bahseder misiniz?
Öncelikle kısaca kendi tanıtayım. 1972 Niğde doğumluyum. Öğretmen bir anne ve Banka Müdürü bir babanın en büyük çocuğu olarak İstanbul’da eğitim hayatıma başladım. Haydarpaşa Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1994 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünü bitirdim. Sonrasında sırasıyla Işık Üniversitesinde MBA eğitimimi tamamladım. Tarihe olan özel ilgim sebebiyle 2024 yılında da Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümünü bitirerek Tarih bölümünden mezun oldum. 26 yıldır devam eden bir evliliğim ve gelecek sene üniversiteye başlayacak bir kızım ve bir oğlum var.
Profesyonel hayatıma gelirsek, Üniversiteden mezuniyetim sonrası yapım gereği sahada olmanın, üretimin içerisinde olmaktan daha cazip geldiği için iş hayatıma satış bölümünde başladım.
1994-1999 yılları arasında Henkel-Ecolab ve 1999-2001 yılları arasında Novel Dış Ticaret şirketlerinde çeşitli satış pozisyonlarında çalıştıktan sonra 2001 yılında bp-Castrol Madeni Yağ şirketinin Özel Endüstriyel Yağlar bölümünde Bölge Satış Mühendisi olarak madeni yağ dünyasına adım attım. Bu başlangıcın benim için bu kadar uzun soluklu ve bu kadar heyecan verici olacağını açıkçası o günlerde pek düşünmemiştim.
bp-Castrol’deki görevlerimde önce kısa bir dönem iş geliştirme müdürlüğü ve sonrasında da yaklaşık 7-8 yıl süren bir Özel Endüstriyel Yağlar Ülke Satış Müdürlüğü görevim oldu. Bu vesileyle Türk sanayisini ve Türkiye madeni yağ pazarının dinamiklerini öğrendim. Bu süreç bana Türkiye pazarındaki rekabet koşullarını, birbirinden değerli rakiplerimizin hareketlerini, inişli çıkışlı ekonomik dönemlerdeki yönetim modellerini, regülasyonları ve en önemlisi müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve bunlara nasıl cevap vermemiz gerektiğini öğretti.
Burada edindiğim tecrübelerin yardımıyla 2010 yılında gene grup içerisinde Airbus-EADS grubundan sorumlu olarak Global Key Accounts pozisyonuna atandım. Buradaki 2 yıllık tecrübe ile uluslararası zincir ve ana müşterilerdeki yönetim modelleri, çapraz-sanal takım çalışması, iyi tecrübelerin bir ülkeden diğer bir ülkeye taşınması ve prosese özel çözümler üretilmesi konusunda kazanımlar edindim.
2012 yılında bp-Castrol’deki en son görevim olan Bulgaristan ve Hazar Bölgesinden sorumlu Satış Müdürlüğü görevine atandım. Burada sürdürdüğüm iki yıllık görev boyunca hem Türk Dünyası ile tanışma hem de ekonomik, kültürel ve politik dönüşümün yaşandığı coğrafyada iş yönetme tecrübelerini edindim.
2014 yılının başında 13 yıllık bp-Castrol serüvenim tamamlandı ve Houghton International şirketinde Türkiye Operasyonu Genel Müdürü olarak göreve başladım. Göreve başlamam ile ekip arkadaşlarımın da desteği ile hızlı bir yeniden yapılanma sürecine girdik. Bu dönemde ülke içerisindeki kadrolarımız ve satış kanallarımızda çok ciddi değişikliklere gittik. Satış ve teknik ekibin sorumlulukları tekrar düzenlenerek müşterilerimize daha iyi hizmet vermenin yöntemlerini geliştirdik. Bayi yapılanmamızı tekrar düzenleyerek ürünlerimize ulaşımı ülkenin her noktasında sağladık. Yaptığımız bu çalışmaların geri dönüşünü çok hızlı aldık ve her sene çift basamaklı hacim büyümeleri ile Houghton olarak pazardaki haklı yerimizi almaya başladık.
2019 yılında Quaker Chemical ve Houghton International şirketlerinin birleşme duyurusu ile endüstriyel yağ dünyasında çok ciddi bir değişim yaşandı. Metal İşleme Endüstriyel Yağlar olarak da tanımlanan bu özel alanda dünyanın bir ve iki numarasının birleşmesi dünya pazarında yaklaşık %20’lik pazar payına sahip bir uluslararası devin doğmasına neden oldu. Bu birleşme tabi ki Türkiye pazarında bize de mevcut pozisyonumuzu güçlendirme fırsatı yarattı. Birleşme sonrasında mevcut Türkiye Genel Müdürlüğü sorumluluğuma ek olarak, Türkiye, Bulgaristan ve Orta Asya bölgesinden sorumlu Ticari Direktör olarak da görev yapmaya başladım. Bu dönemde birleşme öncesi Quaker Chemical şirketimizin Türkiye distribütörü ve lisanslı üreticisi olan 3S Mühendislik Şirketi ile yaptığımız varlık satış ve sözleşmeli üretim anlaşması ile yerel üretim de yapmaya başladık.
2026 yılıyla birlikte madeni yağ sektöründe 25. yılıma giriyorum. Bugün geriye dönüp baktığımda 25 yıllık endüstriyel madeni yağ tecrübesi ile elde ettiğim tüm kazanımlara karşılık her gün pazarın bana yeni bir şeyler öğrettiğine tanık oluyorum ve bu durumdan da oldukça memnunum. Açıkçası 25 yıl önce madeni yağ sektörüne adım atarken bu kadar heyecan verici ve öğretici bir yolculuk olacağını düşünmemiştim. Öğrenmenin sonu olmadığına inanan bir insan olarak geleceğin getireceklerini sabırsızlıkla bekliyorum.
Bize Quaker Houghton’un tarihçesi ve faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?
Quaker Houghton küresel ölçekte iki büyük firmanın birleşmesiyle 2019 yılında kurulmuş bir şirkettir. Her ne kadar çok yeni gibi gözükse de kökleri 1865 ve 1918 yıllarına uzanan çok köklü iki şirketin bir araya gelmesiyle oluşmuş gerçek bir pazar lideridir.
Houghton International, Amerika’da petrol bulunduktan sadece 6 yıl sonra, 1865’te kuruldu. O tarihte üretmeye başladığımız pas koruyucu ürünümüz Cosmoline™ ürünümüz hâlâ satışta. Houghton, 160 yıllık yolculuğunda çok büyük yeniliklere imza attı. Dünyadaki ilk su bazlı yanmaz hidroliği ve ilk biyoçözünür su ile karışan kesme yağını üreten ve bu sayede pazarda ciddi bir hâkimiyeti olan şirkettir.
Quaker Chemical da yine Amerika’da 1918 yılında kuruldu. Her iki şirket de 100 yılı aşkın tecrübesi ile sektördeki önemli oyuncular arasında.
Bu birleşme madeni yağ dünyasındaki en önemli şirket birleşmelerinden biri olarak kabul edilebilir. Quaker ve Houghton şirketleri tıpkı Lego parçalarının birbiri tamamlaması gibi uyumlu, birbirini bütünleyen, tamamlayan bir birleşme oldu. Quaker Chemical, özellikle ana metaller dediğimiz demir-çelik endüstrisi ve demir dışı metaller alanında dünya üzerinde pazar lideriyken, Houghton International’da metal işleme alanında ciddi bir uzmanlığa ve pazar liderliğine sahipti. Bu iki şirket güçlerini birleştirince “Quaker Houghton” adında küresel bir dev hâline geldi. Şirketimizin yönetim merkezi ABD Conshohocken / Philadelphia’da bulunuyor.
Dünya üzerinde 25 ülkede 35’ten fazla fabrikamız ve 4400’den fazla çalışanımız ile 100’den fazla ülkede dünyanın en büyük şirketlerine hizmet veriyoruz. Quaker Houghton NY borsasına kote bir şirket olarak şeffaflık ve hesap verebilirlik temelinde faaliyetlerine devam ediyor.
Müşterilerimiz küresel ekonominin hareket etmesini, gelişmesini ve büyümesini sağlayan çelik, alüminyum, makine ve endüstriyel parçaları üretiyor. Aslında çoğu insan, Quaker Houghton’ın yaratılmasına yardımcı olduğu bir şeye dokunmadan tek bir gün bile geçiremez. Ürünlerimiz ve çözümlerimiz, otomobillerden uçaklara, tarım ve madencilik ekipmanlarından köprülere, ev eşyalarından bisikletlere, içecek kutularından birçok tüketim malına kadar pek çok ürün ve projenin hayata geçirilmesinde kullanılıyor.
Ana iş kollarımızı 3 temel alanda sınıflandırıyoruz:
- Birincil Metaller: Demir Çelik ürünleri, alüminyum ürünleri, çubuk ve tel çekme üretimi
- Ulaşım: Otomotiv, havacılık ve savunma, denizcilik
- Enerji, Sanayi ve Tüketici:
- Enerji: Petrol ve gaz (açık deniz ve rafineri), yenilenebilir enerji (rüzgâr enerjisi, hidroelektrik ve güneş enerjisi), madencilik, boru ve tüp
- Makine Sanayi: Makine, ağır ekipman/tarım, genel sanayi
- Tüketici Aletleri: Konteynerler, beyaz eşya, elektronik
Bu alanlarda faaliyet gösteren müşterilerimiz için üretim değer zincirinin tamamında yer alacak ürünleri sağlıyoruz.
Örnek olarak,
Proses Sıvıları
Metal endüstrisinde kullanılan hadde yağlarımız, kalıp ayırıcılarımız, pas koruyucularımız, temperleme sıvılarımıza ek olarak metal işleme endüstrisinde kullanılan suyla karışan veya saf halde kullanılan kesme yağları, ısıl işlem yağları, dövme sıvıları, yüksek basınç kalıp ayırıcıları, temizleme sıvıları ve sıvama yağları bu ürün grubumuz altında sıralanabilir.
Operasyon Çözümleri
Firmalarda kullanılan her bir makinanın verimli çalışması için hayati önemi haiz yangına dayanıklı hidrolik sıvılarımız, endüstriyel yağlayıcılarımız ve greslerimiz, ekipmanın çalışmasında ve ekipman performansının ve güvenilirliğinin korunmasında kullanılır.
Türkiye’deki organizasyonumuz ise 1998’de Houghton’un girişimiyle başladı. 2019 yılındaki birleşme ile “Quaker Houghton” adını alarak sektördeki varlığımızı sürdürmeye devam ettik. Uzun yıllardır başarıyla bayiliğimizi ve lisanslı üretimimizi yapan 3S Mühendislik şirketinin Quaker Houghton birleşmesi sonrasında sadece üretime odaklanması ile beraber belirli ürünlerimizin Türkiye’de üretilmesine devam ediyoruz. Bu üretim modeli bazı alanlarda operasyonel anlamda bize ciddi avantaj sağlıyor. Müşterilerimizin taleplerini hızla yerine getirme ve pazarın ihtiyaçlarına esnek çözümler sunma imkânı buluyoruz. Türkiye pazarında tecrübeli ve işine odaklanmış ekibimizle beraber müşterilerimize çok yakınız, öyle ki her müşterimize en geç 1,5 saatte ulaşabilecek mesafedeyiz.
2025 yılı madeni yağ sektörü açısından nasıl geçti? Sektörde yaşanan stratejik dönüşüm, ticari gelişmeler ve değişen ekonomik dinamikleri değerlendirir misiniz?
2025 yılının nasıl gerçekleştiğini değerlendirmek için zannediyorum 2022’den bu yana gerek ülkemizde ve gerekse çevremizde yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmeleri dikkate almamız gerekir.
Covid pandemisinin yarattığı durgunluk sonrası yaşanan yalancı bahar maalesef çok kısa sürdü. Son birkaç yıldır başta Avrupa’da yaşanan ekonomik durgunluk, çevre coğrafyalarımızda yaşanan savaş ve çatışmalar ile global güç savaşları maalesef hem Türkiye hem de global ekonomilerde bir stres oluşturdu. Elektrikli otomobillere doğru yönelen üretim değişimi de Türkiye’nin oldukça kuvvetli olduğu otomotiv endüstrisi için negatif sonuçlar doğurdu.
Tüm bu harici stres kaynaklarına ek olarak, ülkemizde yaşadığımız yüksek enflasyon ve faiz sebebiyle finansal maliyetlerin artması müşterilerimizi her alanda olumsuz etkiliyor.
Türkiye’de endüstriyel pazardaki madeni yağ tüketimini gösteren resmi bir rapor olmadığı için pazardaki değişimleri üretim kapasite raporlarına, hedef sektörlerimizin ihracat ve üretim verilerine ve ekiplerimiz ile distribütörlerimizin sahada elde ettiği verileri değerlendirerek tespit etmeye çalışıyoruz. Hedef sektörlerimizdeki toplam endüstriyel yağ pazarının her sene bir önceki yıla göre büyüdüğünü görüyoruz ama bu büyüme maalesef bizim daha önceki yıllarda görmeye alışık olduğumuz oranların altında. Daha çok yatay seyirde bir faaliyet görüyoruz.
Genel anlamda değerlendirirsek, Türk sanayisi yıllardır yaşadığı değişik krizlerden hep başarıyla çıktı. Yani bu çerçevede ülkemizin sanayisine, ülkemizin kaynaklarına ve bu kaynakları yöneten insanların tecrübesine açıkçası yurt dışında ciddi olarak saygı duyuluyor. Ama bu dönem geçmişteki krizlerden biraz uzun sürdü. Türkiye’de son birkaç yılda yaşadığımız yüksek enflasyon, yüksek faiz ortamı firmaların yatırım iştahını olumsuz etkiledi. Sektör pazarını analiz ettiğimizde belki daha farklı şeyler söyleyebiliriz ancak genel olarak sanayimiz tüm olumsuzluklara rağmen gücünü belli ölçüde korudu, hiç olmazsa yatay seyretmeyi başardı.
Bence 2025 yılında madeni yağ sektörü de benzer bir seyir izledi. Zor bir seneydi. Çok belirgin bir daralmadan ziyade yatay bir seyir izlediğimizi söyleyebilirim. Belli segmentlerde ibre aşağı dönüyor görünse de havacılık ve savunma gibi bazı sektörlerin büyüme gösterdiğini de söyleyebiliriz.
Yani içeride ve dışarıda yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen metal işleme yağları sektörünün gücünü koruyor olmasını olumlu değerlendiriyorum. Belki eskisi gibi yüksek büyüme oranlarına ulaşılamıyor ancak sistem bir şekilde işlemeye devam ediyor. Ama herkesin ortak şikâyeti kârlılık. Kârlılık oranları müthiş derecede erozyona uğruyor. Bu süreci yönetmek adına birçok şirketin yapmaya çalıştığı gibi bizler de müşterilerimizi alıştıkları Quaker Houghton konforundan mahrum etmeden iç yapımızda yapacağımız verimlilik çalışmaları ile yöneteceğiz.
Quaker Houghton olarak 2025’te hangi konulara odaklandınız? Şirket olarak hedeflerinize ulaştığınız bir yıl oldu mu?
Bu dalgalı denizde Quaker Houghton Türkiye olarak müşterilerimize daha da yakın olduk. Kendimizi hiçbir zaman madeni yağ tedariği sağlayan bir şirket olarak görmedik, tanımlamadık. Temel vizyonumuz müşterilerimizin güvenilir iş ortağı olmak. Bu sebeple ucuz ürün yerine doğru ürün, doğru hizmet anlayışıyla hareket ettik. Zorlu ekonomik koşulların müşterilerimiz üzerinde yarattığı baskıyı yüksek performanslı ürün ve hizmetlerimiz ile azaltmaya çalıştık ve zannediyorum bu bağlamda da başarılı olduk. Bizlere güvenen ve inanan müşterilerimize bu vesileyle tekrar teşekkür etmek istiyorum.
“2025 başında belirlediğimiz hedeflere ne kadar yakınız?” diye kendimize sorduğumuzda Türkiye ve sorumlu olduğumuz coğrafya açısından Kasım ayı itibariyle hedeflerimizi yakalayacağımızı gördük. Tabii beklentimiz daha yüksekti ama ekonomik daralmanın ve yatay seyrin yaşandığı bir yılda geçen senenin üzerinde rakamlara ulaşmak ve hedeflerimizi tutturmak bizim için olumlu bir durum.
Bu noktada Quaker Houghton olarak en büyük avantajımız çok çeşitli sektörlerde operasyon yapıyor olmamızdı. Savunma sanayiden sivil havacılığa, otomotiv ana sanayiden yan sanayiye, demir-çelik endüstrisinden demir dışı endüstriye ve denizciliğe kadar metal işlemenin olduğu her yerde var olmamız faaliyet gösterdiğimiz bir alandaki daralmayı başka bir alanda telafi etmemizi sağladı. Üretim gücümüz, geniş bayi ağımız ve direkt satış ekibimizle yıl boyu müşterimize çok yakın olmayı başardık ve iyi bir performans sergiledik. Şartlar zorlayıcı olsa da her sene başarımızın üzerine koyarak ilerliyoruz.
2026 yılı madeni yağ sektörü açısından nasıl geçecek? Yeni yılda sektörümüzü ve şirketinizi etkileyecek dinamikler neler olacak?
Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim; ciddi bir değişiklik beklemiyoruz. Yani 2025 nasıl geçtiyse 2026 da üç aşağı beş yukarı o şekilde geçecek gibi görünüyor. Yurt dışından aldığımız veriler de bize bundan farklı, parlak bir fotoğraf göstermiyor. Ancak Türkiye özelinde alınacak ekonomik kararlar, enflasyon, döviz ve faiz gibi değişkenlerin yönü ve tüm bunlara sanayinin vereceği tepki bazı farklılıklar yaratabilir.
Ben her zaman bardağın dolu tarafına bakan pozitif bir insanım. 2026’ya girerken ülkemizin çevresinde yaşanan çatışma ve gerilim ortamının durulması, barışın ve istikrarın tesis edilmesi gibi çok olumlu beklentilerim var. Eğer bölgesel barış ve istikrar sağlanırsa Türkiye; stratejik konumu, esnek üretim yapısı, müteşebbis ruhu ve genç nüfusu ile çok daha iyi şeyler başarabilir.
Madeni yağ dünyasında geçirdiğim 25 senede benzer iç ve dış kaynaklı birçok zor dönem gördüm. Türk sanayisi en zor anlarda bile şapkadan tavşan çıkarmayı başarmış bir sanayidir. Üretimimizin ivme kazanması, ihracatımızın artması, potansiyelimizin realize olması gayet mümkün; ancak 2026 yılı herkesin dikkatli hesap yapması gereken bir yıl olacağı da kesin.
2026 yılında Quaker Houghton’un gündeminde hangi konular olacak? Bize şirketinizin gelecek beklentileri ve hedeflerinden bahseder misiniz?
Quaker Houghton olarak müşterilerimize en iyi hizmeti, en iyi ürünlerle vermek için çalışmaya devam edeceğiz. Her yıl dijitalleşmeye daha fazla yatırım yapıyoruz. Bu alandaki yatırımlarımızı ve dijitalleşme yolculuğumuzu 2026 yılında da sürdüreceğiz. Şirket satın almalarıyla inorganik ve kendi kaslarımızla da organik olarak büyüyeceğiz.
Son dönemde mühendislik ve yazılım alanında gerçekleştirdiğimiz satın almalarla kendi sensörlerimizi üretmeye başladık. “Fluid Intelligence” adını verdiğimiz teknolojimiz sayesinde müşterilerimizin sistem verimliliğini ve kârlılığını arttırmaya yönelik çalışmalar yapıyoruz. Dolayısıyla sadece ürün ve hizmetlerimizle değil, ekipman desteği ve dijital çözümlerimizle de müşterilerimizin yanında olmak istiyoruz. Çünkü metal işleme, toplam madeni yağ sektörü içerisinde niş bir alan. Hizmet verdiğimiz ürün gruplarına yönelik özel ihtiyaçları ve tamamlayıcı hizmetleri, dışarıdan bir tedarikçiden beklemek yerine kendimiz karşılamak istiyoruz. Dünyada pazar lideri bir şirket olarak dijitalleşme alanında da önderliğimizi sürdürmemiz gerektiğine inanıyoruz.
Fuarlara katılma konusunda seçici davranan Quaker Houghton, sektörel seminerler düzenleyerek müşterileriyle daha nitelikli ve hedef odaklı buluşmalar gerçekleştiriyor.
Sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomiye geçişte şirket politikalarınızdan bahseder misiniz?
Sürdürülebilirlik politikalarına önem vermek, döngüsel ekonomiye uyum sağlamak şirketler için artık gönüllü bir tercih değil, mecburiyet. Bu anlayış, Quaker Houghton’ın işlerinin tam da merkezinde yer alıyor.
İçinde yaşadığımız dünyanın kaynaklarının sınırlı olduğu bilinci ve gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakma hedefiyle hareket ediyoruz. Gelecek nesillerin sağlıklı ve başarılı olabilmesi için çevresel, sosyal ve ekonomik kaygıları sorumlu ve etik bir şekilde yönetirken bugünün ihtiyaçlarını da karşılamayı hedefliyoruz.
Ticari stratejimiz, müşterilerimizin kendi sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmalarını sağlamaya odaklanır; örneğin, ürünlerimizi, ekipmanlarımızı ve uzmanlığımızı birleştirerek atık, su ve enerji tüketimini azaltmalarını, karbon ayak izlerini düşürmelerini ve geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir sıvıların kullanımını artırmalarını sağlıyoruz.
Sosyal, ekonomik ve çevresel ilerlemeye odaklanan sürdürülebilirlik taahhüdümüzün dört temel odağı var:
- Sürekli inovasyon
- Gezegenimizi korumak
- Çalışanlarımızı ve birlikte yaşadığımız tüm toplulukları korumak
- Malzemelerimizi sorumlu bir şekilde tedarik etmek
Hidrokarbon ürünleri üreten bir şirket olarak 2030 yılına kadar karbon nötr olmak gibi çok iddialı bir hedefle müşterilerimizin önüne çıkıyoruz. Bu yaklaşımın bir yansıması olarak geri dönüşüm ve geri dönüştürülmüş ürünler ile döngüsel ekonomiyi de destekliyoruz. Quaker Houghton bu alanda dünyanın en büyük otomotiv ve rulman üreticisi şirketleri ile stratejik anlamda iş birlikleri yapıyor.
Quaker Houghton olarak her iki senede bir Sürdürülebilirlik Raporumuzu web sayfamızda yayınlayarak taahhütlerimizi ve gerçekleştirdiklerimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.

Türkiye ve çevre coğrafyalara ilişkin şirketinizin büyüme stratejisi ve gelecek hedeflerini paylaşır mısınız?
Türkiye, şirketimizin Hindistan ve Güney Amerika ile beraber büyüme beklediği merkezlerinden biridir. Bu bağlamda Türkiye’de yatırımlarımızın devam edeceğini söyleyebilirim. Türkiye organizasyonu olarak büyüme stratejimizde daha fazla performans var. Zira zor zamanlardan geçiyoruz ve her şirket için, her bir kuruşun müthiş önemi var. İşte bu noktada biz daha fazla dijitalleşme, daha fazla ekipman çözümleriyle müşterilerimize hem uzun vadeli hem de daha verimli çözümler sunmaya çalışıyoruz. Çünkü rekabet bu alanlara doğru kayacak ve bu alanlarda fark yaratanlar müşterilerinin nezdinde daha fazla itibar kazanacak.
Türkiye pazarı bize heyecan veriyor. Çünkü Türk sanayisinin potansiyeline ve daha çok şey yapabileceğine inanıyoruz. Bununla birlikte tarihsel ve hukuksal bağlarımız olan Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde de çok ciddi büyüme potansiyeli görüyoruz ve o lokasyonlarda varlığınızı güçlendirmeye devam ediyoruz.
Özetle stabil bir organizasyon değiliz. Sahada aktif, üretken şekilde çalışıyor, müşterimizi dinliyoruz. Gelecek sene de tüm zorluklara rağmen hedeflerimize ulaşacağımıza inancım tam.




