Bir yağın kimliğini belirleyen en temel unsur, baz yağıdır. Katkı paketi ne kadar gelişmiş olursa olsun, kullanılan baz yağın kimyasal yapısı yağın performans sınırlarını belirler.
Baz yağlar beş ana gruba ayrılır:
Grup I: Çözücüyle rafine edilen, kükürt oranı yüksek klasik baz yağlar.
Grup II: Hidroişlemden geçmiş, oksidasyon direnci yüksek, modern endüstriyel standartlarda yağlar.
Grup III: Yoğun hidroişlem sonucu düşük doymamışlık seviyesi ve yüksek viskozite indeksi sunar; genellikle “yarı sentetik” olarak pazarlanır.
Grup IV (PAO): Sentetik yapılı, çok geniş sıcaklık aralığında kararlılık gösteren üst düzey baz yağlardır.
Grup V: Esterler, PAG, Silikon yağları gibi özel amaçlı baz yağlar; genellikle performans dengeleme ve sızdırmazlık uyumu için kullanılır.
Baz yağın kimyasal yapısı; viskozite indeksi (VI), uçuculuk (NOACK), oksidasyon direnci, düşük sıcaklık akışkanlığı (pour point) ve katkı çözünürlüğü gibi performans parametrelerini doğrudan etkiler.
Bu nedenle baz yağ seçimi, yalnızca bir maliyet tercihi değil, ürün performansını, yağın ömrünü, verimliliğini ve makine sağlığını belirleyen stratejik bir karardır.
#MadeniYağ #BazYağ #LubricantWorld #EndüstriyelYağlar #MakineBakımı #TeknikBilgi #Triboloji #YağTeknolojisi #OtomotivSanayi #ArGe #PerformansYağları #SürdürülebilirBakım #YağAnalizi #PetrolSanayi #MakineMühendisliği
