MAPA Finans Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi
Şükrü Uzandaç ile Röportaj
MAPA, madeni yağ sektöründeki yarım asra yaklaşan birikimini bugün yalnızca köklü geçmişiyle değil; güçlü lojistik altyapısı, yaygın operasyon ağı ve uzun soluklu iş ortaklıklarıyla da sürdüren bir yapı olarak konumlanıyor. Mehmet Uzandaç’ın temellerini attığı bu yolculuk, bugün ikinci kuşak yöneticiler Ahmet Uzandaç ve Şükrü Uzandaç’ın liderliğinde aynı vizyon doğrultusunda geleceğe taşınıyor. Mobil başta olmak üzere farklı markalarla geliştirdiği iş birlikleri, geniş ürün gamı ve müşteriye yakın hizmet anlayışıyla MAPA, sektörde güvenilir bir çözüm ortağı kimliğini güçlendirmeye devam ediyor.
MAPA Finans Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Uzandaç ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide MAPA’nın sektördeki dönüşümünü, müşterilerine sunduğu operasyonel avantajları, tedarik zinciri yönetimindeki yaklaşımını ve gelecek vizyonunu konuştuk. Köklü tecrübenin bugünün dinamikleriyle nasıl birleştiğini anlatan röportaj, aynı zamanda şirketin sahadaki etkinliğini, büyüme stratejisini ve sektörel iş birliklerine bakışını da ortaya koyuyor.
MAPA’nın 50 yıllık yolculuğunda sektördeki konumu nasıl değişti? Başarınızın temelinde ne var, bu tecrübe müşteriye nasıl yansıyor?
MAPA’nın kuruluşu resmi olarak 1976 yılına dayansa da aile büyüklerimizin madeni yağ ve akaryakıt sektöründe küresel markalarla olan iş ortaklığı geçmişi çok daha eskiye, 1945 yılına uzanıyor. 1976 yılında MAPA, kurucumuz ve aile büyüğümüz Mehmet Uzandaç tarafından hayata geçirilerek tamamen madeni yağ odaklı uzmanlaşmış bir satış kanalı olarak sektöre adım attı. 2000’li yıllara kadar madeni yağ pazarında bugünkü gibi distribütörlük veya münhasırlık (tek markaya odaklanma) yapıları henüz gündemde değildi; daha çok çoklu markaların bir arada satıldığı geleneksel bayilik sistemleri hâkimdi.
Zaman içerisinde pazar dönüşürken, biz de stratejik bir karar aldık ve ürün gamımızı her zaman sektörün teknoloji lideri olan, yüksek verimlilik taahhüt eden markalardan oluşturmayı tercih ettik. Ancak bizim için süreç sadece doğru ürünü satmakla bitmiyor; bu ürünleri güçlü bir teknik destek ve uzman mühendislik kadrosuyla destekleyerek bir “çözüm paketi” halinde sunuyoruz.
İlk bakışta yüksek mühendislik desteği vermek ve teknolojik markalara odaklanmak maliyetli ve zor bir operasyon gibi görünebilir. Fakat arkasına nitelikli insan kaynağını ve güçlü bir yazılım altyapısını aldığımızda, bu yaklaşım hem müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarıyor hem de MAPA için sürdürülebilir bir tedarik avantajı yaratıyor.
Teknolojik dönüşümümüzün merkezine, küresel ölçekte bir yazılım olan SAP sistemini konumlandırdık. Ancak standart çözümlerle yetinmeyerek operasyonlarımızı tamamen MAPA dinamiklerine göre özelleştirmeyi seçtik. CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), süreç yönetimi ve depo/lojistik faaliyetlerimizi mükemmelleştirmek adına bünyemizde 4 kişilik özel bir yazılım ve dijital pazarlama ekibi istihdam ediyoruz. Bu dinamik ekip, bizi her gün hem operasyonel verimlilikte hem de dijital pazarlama dünyasında bir adım öne taşımak için sürekli geliştirme yapıyor.
Uzun yıllara dayanan bu köklü deneyim, müşterilerimize doğrudan yüksek bir operasyonel verimlilik, güvenli tedarik ve doğru mühendislik çözümleri olarak yansıyor.
MAPA’nın köklü geçmişinden gelen en değerli miras nedir? Bu mirası geleceğe nasıl taşımayı planlıyorsunuz?
MAPA olarak, uzun vadeli planlar yapabilmenin ve bunları hayata geçirebilmenin temelinde insan kaynağına verilen değerin yattığına inanıyoruz. Köklü geçmişimizden devraldığımız ve bizim için en değerli miras, büyüklerimizden öğrendiğimiz ‘Güven’ ilkesidir. Bu güven köprüsü sadece iş ortaklarımızla sınırlı kalmayıp; müşterilerimizi, çalışanlarımızı ve tüm tedarikçilerimizi kapsayan en güçlü temelimizdir. Bu bağlamda geleceğe taşıyacağımız en büyük emanet, güvenilirlik duruşumuz olacaktır.
Elbette yeni jenerasyon olarak bizim de bu köklü kültüre kattığımız en büyük değer; anlık satışlar veya kısa soluklu ticaretler yerine, sürdürülebilir iş modelleri, fayda odaklılık ve kalıcı ilişkiler inşa etmek oldu.
Orta ve uzun vadeli vizyonumuza gelince; hedefimiz, temsil ettiğimiz markaları hem yer aldığımız hem de gelecekte yatırım yapmayı planladığımız pazarlarda en üst seviyeye taşımaktır. Bunu yaparken, güçlü teknik destek ekiplerimiz ve mühendislik hizmetlerimizle desteklenen, son kullanıcıya net bir fayda ve maliyet avantajı sunan, uzun soluklu iş ortaklıkları kurmayı amaçlıyoruz.
MAPA’nın en güçlü kaslarından biri Türkiye geneline yayılmış sevkiyat ağı ve operasyonel gücü. Özellikle son dönemde yaşanan küresel krizler ve tedarik zinciri belirsizlikleri göz önüne alındığında, bu geniş ağınız size hangi avantajları sağladı? Tedarik sorunlarına nasıl çözümler üretiyorsunuz?
Aktif olarak yer aldığımız pazar; üretimin, inşaatın ve taahhüt sektörünün kalbinin attığı, dinamik bir bölge. Dolayısıyla müşterilerimizin farklı coğrafyalara yayılmış pek çok tesisi ve şantiyesi bulunuyor. MAPA olarak bu dinamizm içinde en kritik hizmetin ‘yerinde ve zamanında teslimat’ olduğuna inanıyoruz. Bu bakış açısıyla kendi lojistik filomuzu kurduk ve bu alandaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Özmal filomuzun yanı sıra, Türkiye’nin önde gelen nakliye ve kargo firmalarıyla stratejik ortaklıklar yürütüyor; en hızlı ve en optimize çözümü sunabilmek adına arka planda yoğun ve analitik çalışmalar gerçekleştiriyoruz.
Bu operasyonel kabiliyeti saha avantajına dönüştürmek amacıyla 8 lokasyon ve 6 stratejik depomuzla Türkiye genelinde son derece verimli ve etkin bir pozisyon aldık. Portföyümüzdeki 9.000 çeşit ürünü yönetirken, hem yüksek stok maliyetlerinden kaçınmak hem de depo bazlı ürün eksikliklerinin (stoksuz kalma durumlarının) önüne geçmek adına insana bağlı olmayan, veri odaklı algoritmik analizler kullanıyor ve süreçlerimizi bu modern yazılımlarla yönetiyoruz.
Küresel tedarik zinciri krizlerinde distribütör kimliğimizle kritik bir rol üstlendik. Üretici kanadında yaşanabilecek olası aksaklıkları müşterilerimize yansıtmamak adına güçlü bir stok kontrol mekanizması işletiyoruz. Bu sayede hem müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu ürünlerin sürekliliğini garanti altına alıyor hem de yaptığımız uzun vadeli anlaşmalarla onlara çok ciddi bir maliyet avantajı ve fiyat istikrarı sağlıyoruz.
Mobil ile uzun soluklu iş birliğiniz nasıl başladı? Bu ortaklık MAPA’nın pazar liderliğine ve kalite algısına nasıl katkı sağladı?
Kökenlerimize baktığımızda, ailemizin geçmişinde akaryakıt satışı ve dağıtımı önemli bir yer tutuyordu. O dönemlerde ana partnerimiz farklı olsa da portföyümüzde Mobil istasyonları da yer almaktaydı. 1976 yılında kurulan MAPA’nın serüveninde asıl kırılma noktası, 2000’li yılların başında madeni yağ sektörünün bayilik sisteminden distribütörlük yapısına geçişiyle yaşandı. Dönemin Yönetim Kurulu Başkanı ve aile büyüğümüz Mehmet Uzandaç’ın öncülüğünde yapılan demokratik bir oylama neticesinde, stratejik bir kararla Mobil ile yolumuza devam etme kararı aldık.
Mobil’in kurumsal kültürümüze ve pazardaki yerimize kattığı değerler gerçekten çok büyüktür. Bu değerlerin başında etik ticaret anlayışı, hizmet odaklılık ve toplam fayda-maliyet yönetimi geliyor. Mobil sayesinde iş ortaklarımıza sadece bir madeni yağ tedarikçisi olarak yaklaşmadık; onların tüm bakım süreçlerini optimize eden, geliştiren bir iş ortağı olduk.
Bizim için Mobil; güvenilir, yatırıma değer ve son derece güçlü bir iş ortağıdır. Birlikte pazar liderliğimizi pekiştirirken, bu güçlü sinerjiyle gelecekte daha yürüyecek çok yolumuz olduğuna inanıyoruz.
Mobil dışında Henkel, Oest, 3M gibi birçok farklı markayla da iş birlikleri yürütüyorsunuz. İş birlikleriniz ve geniş ürün gamınız, MAPA’nın “tek noktadan çözüm ortağı” kimliğini nasıl güçlendiriyor?
Vizyonumuz ve temel ilkelerimiz doğrultusunda, yeni iş kollarına ve markalara yönelirken her zaman seçici davranıyor; karşılıklı fayda, sürdürülebilir iş birliği ve uzun vadeli değer yaratma kriterlerini ön planda tutuyoruz. Bu nedenle iş ortaklarımızı belirlerken yalnızca ürün portföylerine değil, sektörlerindeki konumlarına, inovasyon güçlerine ve kurumsal yaklaşımlarına da büyük önem veriyoruz.
Bugün Henkel ile otomotiv, endüstriyel bakım-onarım, yapıştırıcı teknolojileri ve yüzey kimyasalları alanlarında; 3M ile aşındırıcı ürünler, iş güvenliği ekipmanları ve bant çözümlerinde; Oest ile metal işleme sıvıları ve yağlarında; Portwest ile ise iş güvenliği ekipmanları alanında stratejik iş birlikleri yürütüyoruz.
Tüm iş ortaklarımızın kendi alanlarında lider, güçlü ve yenilikçi markalar olmasını tercih ettik. Bu sayede müşterilerimize yalnızca kaliteli ürünler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda sektörlerindeki en güncel teknolojilere ve uygulamalara erişim imkânı da sağlıyoruz.
Bu geniş ürün ve çözüm yelpazesi, müşterilerimize önemli avantajlar sunuyor. Farklı ihtiyaçlar için ayrı ayrı tedarikçilerle çalışmak yerine, bakım-onarım ürünlerinden iş güvenliği ekipmanlarına, yapıştırıcılardan metal işleme sıvılarına kadar birçok ihtiyacı tek bir noktadan karşılayabiliyorlar. Bu durum hem operasyonel verimlilik sağlıyor hem de satın alma süreçlerini kolaylaştırarak zaman ve maliyet avantajı yaratıyor.
MAPA olarak amacımız yalnızca ürün tedarik eden bir şirket olmak değil; müşterilerimizin tüm süreçlerini anlayan, ihtiyaçlarına bütüncül çözümler sunan ve işlerini geliştirmelerine katkı sağlayan bir çözüm ortağı olmak. Güçlü marka iş birliklerimiz ve geniş ürün portföyümüz de sektördeki “tek noktadan çözüm ortağı” kimliğimizi her geçen gün daha da güçlendiriyor.
Önümüzdeki dönemde de müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarını yakından takip ederek, portföyümüze yeni teknolojiler ve katma değerli çözümler eklemeye devam edeceğiz.
Geçtiğimiz günlerde madencilik sektörüne özel bir buluşma gerçekleştirdiniz. Etkinlik nasıl geçti, katılımcılardan aldığınız geri bildirimler nelerdi? Bu tür sektörel etkinlikler MAPA için ne ifade ediyor ve sahadaki etkinliğinize nasıl katkı sağlıyor?
MAPA olarak müşterilerimizle hem kendi sahalarında hem de fuar, seminer gibi sektörel platformlarda bir araya gelmeye büyük değer veriyoruz. Gerçekçi olmak gerekirse, bu tarz kısa süreli buluşmaların tek başına derinlemesine çözümler sunmak için yeterli olmadığını biliyoruz. Ancak bu etkinlikleri; yeni teknolojileri vurguladığımız, sahadan başarı hikâyelerini aktardığımız ve somut fayda odaklı raporlarımızı paylaştığımız çok güçlü birer farkındalık alanı olarak görüyoruz. Buradaki temel amacımız, sektördeki iş ortaklarımızı ve dostlarımızı yoğun iş temposundan biraz olsun uzaklaştırarak bir araya getirmek, sektörel bilgi paylaşımını ve iş bağlantılarını güçlendirmektir.
Son madencilik seminerimizde bunun çok canlı bir örneğini yaşadık. Çok yakın çalıştığımız bir müşterimiz, aslında portföyümüzde uzun süredir var olan ve en güçlü ürünlerimizden biri olan bir çözümü ilk kez bu etkinlikte, sakin bir kafayla inceleme fırsatı buldu ve fark etti. Günlük operasyonel yoğunluk içinde gözden kaçabilen detaylar, bu tarz odaklanmış etkinliklerde gün yüzüne çıkıyor. Bu da yaptığımız işin ne kadar doğru olduğunu bize bir kez daha gösterdi.
MAPA olarak sektörel seminerlere ve fuarlara katılım stratejimizi sahadaki varlığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyor, her fırsatta bu etkinliklerde yer alarak sahadaki etkinliğimizi pekiştirmeye devam ediyoruz.
